UZAY ve ZAMAN

UZAY ve ZAMAN

Evrendeki gerçeklik “farkı farketmektir”. Farkı farkettiren de göreliliktir..
Evrende uzay ve hareket (hız), ki bunlar maddenin var oluş biçimleridir. Genel görelilik ile farkedilirler. Tümü ile evreni ele alamayız ama evrendeki maddelerin birbirleriyle olan ilişkilerini karşılaştırarak gerçekliğe ulaşırız.

Uzayın büyüklük ve küçüklüğünü ortaya koyabilmek için en az iki uzay soyutlaması zorunludur. Bu dualizm uzayı gerçek haline dönüştürür. Aynı şekilde zaman için de en az iki hareket sözkonusudur. Evrende tek bir madde olduğunu varsayalım. Bu tekil maddenin ne büyüklüğünü, ne de hareketli veya durağan olduğunu ortaya çıkaramayız. Bir büyüklükten bahsedebilmek için en az iki uzay soyutlaması, hareketten bahsedebilmek için de bunların (iki uzayın) aralarında bir bağ olması zorunluluğu vardır. Soyutlanabilmiş iki uzayın aralarındaki bağ veya bağlar. Işık, Elektro manyetik radyasyon, gravitasyon ve (teorik olarak ifade edilen uzayın dokusu) gibi oluşumlardır. Soyutlanmış iki uzayı birbirlerine bağlayan bu oluşumlar sayesinde kütlelerini, hızlarını birbirlerine göre konumlarını hesaplayabiliriz. Bu iki uzayı ve aralarındaki bağları dikkate aldığımızda EN AZ ÜÇ OLUŞUMUN zorunlu olduğundan öz edebiliriz.

Peki iki uzay nasıl soyutlanabilir.
İster iki ister daha fazla uzay soyutlaması yapalım, (geometrik şekiller) bu soyutlamaları kapsayan sınırları belirsiz, en genel, en kapsayıcı bir uzayın olmasından kaçış yoktur. Yani bu iki uzay yan yana olsa da, iç içe olsa da, aralarında mesafe olsa da, bu mesafe azalıp çoğalsa da bir üçüncü uzayı zorunlu kılmaktadır. Ama burada şöyle bir püf noktası gizlidir. EN GENEL, EN KAPSAYICI, SINIR KOYAMADIĞIMIZ UZAYI YOK SAYABİLİRİZ. Yok saymamız bizi yanıltmaz. İşte sıfırın üzerine inşa edilebilen bir evren modeli. Bu yoksayma bizi çıkmazdan kurtarmaktadır. O zaman en az iki ve aralarındaki bağları soyutlayabiliriz. Bu soyutlamanın üzerine, kütlelerini, hızlarını, birbirlerine göre konumlarını ortaya koyabiliriz. Birbirlerine göre hızlarını tespit edebiliriz. {İşte ayağımızı yere bastık} Birbirlerine göre hızlarını bulduk ama bu hızın kime ait olduğunu bilmiyoruz. Bu hız iki cismin TOPLAM HIZIDIR. Burada yine benzer bir püf noktası gizlidir. Toplam hızı hangi oranlarda ikiye bölerseniz bölün. Hatta birini hareketsiz kabul edin, hızın tümünü diğerine verin, sonuç sizi yanıltmaz. İşte görecelik burada gizlidir. İki hareketin toplam hızı belli, ancak bu hızın hangisine ait olduğu belli değildir. Belli olsa da bir önemi yoktur. Yani bu durumda cismin birinin hızını sıfır kabul edersek sonuç değişmez, hesaplamalarımızda yanılmayız.
Bir üçüncü referans noktası (soyutlanmış bir üçüncü uzay) tarafından da değerlendirme yapıldığında da benzer sonuçlar elde ederiz. Hangi referans noktasında yer alırsak alalım. Bulunduğumuz noktayı hareketsiz kabul etmemiz hesaplarımızı yanıltmaz.
Peki hız nedir?
Yol / Zaman
Yol = mesafe = uzayda iki nokta arasındaki uzaklık.
Zaman = Hareket (maddenin hareketi)
Yol ile zaman ilişkisini somutlaştırmak için birim değerler bulmak zorundayız. Yol için metreyi bulmuşuz, Hareket için saati. Yol birimini meridyen uzunluğundan, Saat birimini de dünyanın kendi etrasındaki dönme hareketinden elde ettik. Bu tür birimler üzerinden hesaplamalarda hataya düşmemek için birimin sabitliği, değişmezliği, sağlamlığı önemlidir. Bu birimleri somutlaştırmak için madde ile içini doldurmalıyız. Ancak maddeler fizik ve kimyasal şartların değişmesiyle değişebiliyorlar. Bu değişiklikler uzay ve zaman hesaplamalarımızda yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir. Bulduğumuz en dakik hareketler moleküllerdeki atom salınımlarıdır. En değişmez hız ise ışık hızıdır. Bunları baz alarak oluşturacağımız yol ve zaman birimleri ile daha sıhhatli hesaplamalar yapabiliriz, yapmaktayız.

Zaman hangi hızla ilerlemektedir? Sorusu ilginç bir sorudur.
Zaman = Hız x yol
Yol genellikle sabittir, yani A ve B arası başlangıç ve varılacak yer önceden belirlenir. Hız değiştikçe zamanda değişir.