Ateizm ve Örgütlenme

Ateizm ve Örgütlenme

Ateizm’in örgütsüzlüğü Türkiye’de bir eksikliktir. Ateistforum’da ateist dernek kurulması, ya da dergi çıkarılması, vs. gibi fikirler sıkça tartışılmakta fakat güvenlik gerekçesiyle bu işe en azından bu aşamada kalkışılamayacağı fikri geniş şekilde kabul görmektedir. Yapılabilecek şeyler arasında internetteki sanal bir oluşumun hayata geçirilmesi sayılmıştı. Ki aslında Ateizm ve Din sitesi ve Ateistforum, Türkçe konuşan kesim için, internette bu işlevi üstlenmiş belli başlı en büyük oluşumdur.

Tabi bu durum, bir örgütlülükten bahsetmek için yeterli mi? Büyük ihtimalle değil. Fakat sitenin insanları bir araya toplayıp, birlikte birşeyler ortaya çıkarmalarına imkan veren pek çok özelliği mümkündür ve sitenin geçmişinde takipçilerden oluşturulan ekipler kullanılarak çeşitli projelere girişilmiş ve bu projelerin bir kısmı başarıyla tamamlanabilmiştir.

Sitenin, tüm üyelere ulaşacak “newsletter” tarzı bir imanları ve henüz kullanmadığımız daha pek çok özelliği mevcuttur. Bunların tümü bizi sanal bir “topluluk” ya da “cemaat” olmaya yaklaştırmaktadır.

Aslında gönül isterdi ki, bu tür bir oluşum ateizm adı altında ve ateist bir oluşum olarak değil, toplumun daha geniş bir kesimine de ulaşabilecek ve “ateizm” teriminden korkan ama pek çok açıdan bizlerle aynı düşünen kişileri de içine alacak şekilde, başka bir isim veya görünüm altında gerçekleşseydi. Burada ABD’deki “Skeptic Society” benzeri bir oluşumu kastediyorum. Bu oluşum, eleştirel düşünce ve bilimsel kuşkuculuğu pek çok alanda uygulayarak günümüz batı toplumunun önemli sorunlarından olan “sahte bilim”, “sahte tıp”, insanları medyumluk ve benzeri iddialarla dolandıran veya onları başka türlü yanıltan her türlü bilim dışı iddiaya, vs karşı savaş açmış bir fikirsel harekettir. Doğal olarak bu oluşumun en çok uğraştığı bilim dışı hareketlerden biri yaratılışçılıktır (ve de kilise, ve din doğal olarak). Oluşumum ana ekseni din olmadığından, oluşum sadece ateistlere değil, agnostiklere, deistlere hatta ılımlı teistlere dahi açıktır. Fakat onların bile uğraşmak zorunda kaldıkları en büyük problem kilise ve dini inanç kaynaklı problemlerdir.

Bizim toplumumuzda bu durum daha da bariz. Biz de bilimsel ve eleştirel düşünceyi tanıtacak ve yaygınlaştırmaya çalışacak “Skeptic Society” tarzı bir girişim ile, Ateizm ve Dinler konusuna odaklanmış Ateistforum ve Ateizm ve Din sitelerini bir arada başlatmıştık. Fakat zaman içinde çizgisini Skeptic Society benzeri olarak düşündüğümüz Bilimsel Düşünce sitesi pek ilgi görmezken, Ateizm ve Din ve de Ateistforum gittikçe büyüdü ve tanındı. Bunda dinin bizim toplumumuzda etkisinin batı toplumlarına göre daha fazla olmasının büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Din bizim toplumumuzun neredeyse iliklerine işlemiş. Her şeye din bazında bakıldığı için, sahte bilim, vs. gibi konular da bizde topluma girerse din kisvesi altında veya dini bir niteliğe bürünmüş olarak giriyor. Bu yüzden bizde bu tür konulara özel olarak yönelen ve UFO fanatikleriyle, reenkarnasyon ve Uzakdoğu mistisizmini kullanan ve bu yolla insanların beynini yıkayan “kült” (“cult”)’lerle, ve benzeri eğilimlerle uğraşmaya gerek yok henüz. Bizde temel olarak uğraşılması gereken konu din ve özel olarak İslam dini. Cehaletimizin ve toplumun kendi zincirlerini kıramamasının altında yatan temel etken İslam dini. Bu yüzden de çabaların bu konuya yönelmek zorunda kalmasını aslında fazla garipsemiyorum. Zaten durumun bu olması gerektiğini bize yılların verdiği tecrübeler göstermiştir. İnsanların ihtiyacı olan budur, onun için bu ilgi çekmektedir ve insanlar olsa olsa bu konuyu tartışmaktadır. Bugün bizim insanımızla, din konusuna bulaşmadan hiçbir entelektüel, politik veya bilimsel meseleyi tartışamazsınız. İnternetteki Türkçe forumlara bakın, en popüler olanlar din tartışması yapılanlardır. Felsefe ve bilim forumları sinek avlar. Ya da oralarda da din tartışılır. Tüm bunların gösterdiği gerçek, bizim insanımızın önce din konusunu tartışıp aşması gerektiğidir. Din konusunu aşamamış bir insanla ne felsefeyi, ne de başka bir konuyu doğru dürüst tartışamazsınız.

Fakat aydınlar din konusuna bulaşmaktan kaçarlar mümkün olduğunca. Dinin temelleriyle ilgili yorum yapmadan, laiklik, vs. yi kullanarak problemin arkasından dolanmaya ve sorunu bu şekilde göğüslemeye çalışırlar. Halbuki her çözüm önce problemin anlaşılması ve dürüst şekilde kabul edilmesiyle başlar. Siz aydın olarak “İslam iyi dindir, güzel dindir, yüce dindir, barışçıdır, bilimseldir, ilericidir, vs. vs.” derseniz, ve de sadece “Ama laiklik gereği dini devlet işlerinden uzak tutmalıyız” diye olaya yaklaşmaya çalışırsanız, halk da kalkar %40’tan fazla oyla AKP’yi iktidara getirir tabi. Önce aydınlar halka karşı dürüst olacak. Sırf popülistlik uğruna gerçeklerden ödün vermeye ve sağduyulu herkesin gördüğü bir gerçek olan İslam’ın ilkelliği ve geriliğinin üstünü örtmeye çalışmayacak.

Bu foruma yeni gelen inançlıların kendinden emin ve bizleri küçümseyen halleri bana her zaman komik gelmiştir. Ve bu komedinin altında, kendilerini yanıltan ve dinlerinin iyi olduğunu düşünmelerini sağlayan Türk aydınları vardır. Tabi burada her aydını kastetmiyorum. Aralarında dürüst olanlar da var. Fakat bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, şu İslam denen ilkelliğin ipliğini pazara çıkaracak güçlü bir fikirsel oluşumun ortaya çıkması ve halka ulaşmasıdır. Bu yüzden de bir örgütlülük şarttır. Ateizm adı altındaki bir örgütlenme, bu hareketin gücünü ve sınırlarını kısıtlasa da, bu da hiç yoktan iyidir, çünkü açıkça ve dürüst olarak dine karşı çıkabilecek bir kesime ihtiyaç vardır.

Sosyalist kesimden olan ve Türkiye’deki sosyalist bazı partilerle yakın ilişki içinde olup o partiler için çalışan, yani o kesimde olan biteni iyi bilen ve gözlemleyen arkadaşlarımın dile getirdiği yaklaşımın bile ürkek olduğuna şahit oluyorum dine karşı. Yani sosyalistlerimiz bile, sırf halka şirin görünmek için din konusuna bulaşmamaktadır. Bunun bir hata olacağını açıkça dile getirmekte ve politikalarını bu çerçevede düzenlemektedirler. Fakat politika bile yapıyor olsanız, eğer dürüst olmadığınız 10 km uzaktan belli oluyorsa, ne kadar inandırıcılığınız kalır ki?

Demek istediğim dinlere karşı bir örgütlenmenin Türkiye açısından önemidir. Adı ister ateist olsun ister başka bir şey ama birilerinin dürüstçe ve açıkça İslam diniyle uğraşması gerekmektedir. Öyle görünüyor ki, “ateizm” altında bu işe kalkışan bizlerden başka şimdilik bu işi bu derece dürüstlükle yapan yoktur.